Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

sıdıka

1930 Yılının Eylül Ayının 30’una ait Cumhuriyet Gazetesi’nin manşetinde şöyle bir haber yer almaktadır: “Kahraman Bir Hanım… Erzincan Civarında 50 Kürt ile Müsademe (çatışma) Ederek Şakileri (eşkıya) kaçırdı” Cumhuriyet Gazetesi’nin haberinin tam metni şöyledir:

‘KAHRAMAN’ BİR HANIM

“Dercettiğimiz (yayınladığımız) resim, bir Türk kadınının namus ve şerefi milliyi elindeki silahıyla müdafaa eden bir dişi aslanın siperdeki vaziyetini gösteriyor. Bu kahraman kadın, Erzincan Askeri Orta Mektep Riyaziye (matematik) muallimi Şerafettin Bey’in zevcesi(eşi) Sıdıka Hanım’dır. Şerafettin Bey’in Erzincan yakınlarında ikamet ettiği köyde iskân edilmişi bir Kürt aşireti reisinin teşvikiyle 6 kişilik bir eşkıya çetesi, Şerafettin Bey’in mektepte nöbetçi bulunduğu bir günde pek kahpecesine evine taarruz (saldırı) etmişlerdir. Sıdıka Hanım, taarruzun başlayacağını haber veren köpeğin fevkalade saldırılarından kuşkulanarak zevcinin (kocasının) ve kendisinin tüfeklerini doldurmuş, çocuklarını yatırdıktan sonra mücadeleye hazırlanmıştır. Akşam karanlığıyla beraber, şaki Kürtler açtıkları şiddetli bir ateşi müteakip (Sıra ile birbiri arkasından gelen) Şerafettin Bey’in evine hücuma başlamışlardır. Sıdıka Hanım, evin içine giren Kürtleri püskürtmüş ve bu haydutlardan biri de bu esnada yaralanmıştır. İçlerinden birinin yaralandığını gören Kürtler kaçmışlar. Bu sırada bahçeye kadar çıkan Sıdıka Hanım, 58 fişek yakmıştır. Şerafettin Bey, vakadan (olaydan) haber alarak köye geldiği zaman kahpe şakiler Dersim Vilayeti hududuna kadar kaçmış bulunuyorlardı.

Eşkıya kaçtıktan sonra, Şerafettin Bey’in evine hatır sormak için gelenlere bu mert kadın müsademe (çatışma) devam ettiği müddetçe köyün bu kadar erkeğinden birinin bile yardıma gelmemesini erkekliğe yakıştırmadığını söylemiş, ‘içinizde benimle beraber eşkıyayı takip edecek mert yok mu’ diyerek bu ziyaretçilere ar ve hicap(utanç) terleri döktürmüştür.”

Kaynak : ANF – kürtçü haber ajansı – 2012

Kaynak : Aynı yayına “araştırmacı yazar Yunus Yılmaz’ın arşivinden” diye belirten “Türk Solu” yerliğinden Oğuz Doğan yorumlarıyla yer veriyor. http://www.turksolu.com.tr/470/odogan470.html

Dipçe : Cumhuriyet gazetesinin bu yazısını oraya buraya büküp çevirmeye ve gevelemeye hiç gerek yok. Yazı açık ve ortada. Günümüzde, pkk, ydp – ypg derken onlarca değişik adla ortaya saçılan terör örgütleri, algılarla oynama aracı olarak kullanılmaktan başka bir işe yaramamakta. Yüz ayrı ad da alsalar hepsi birdir. Atatürk’ün Türkiyesi, başlığı kendi ilkeli bakış açısı ve Türkçü görüşüyle açıkça atmıştır; “kürtler!” Yani bir ad vermeye gerek kalmaksızın, hiç birini birinden ayırmaksızın, cilalayarak parlatmaksızın ve görmemezlikten gelmeksizin! “haydutlar sözcüğü” ile eş anlamda kullanılmıştır. “pkk idi, ypg idi, ermeniydi, dışarıdan gelmişler, bilmem kimler eğitmişler, onun adamı, bunun lejyoneri, kandırılmışlar, gerçek kürtler öyle değilmiş, vb.” bulunabilecek olan sayısız kanlı dallara tutunmaya gerek duymaksızın açıkça “kürtlere kürt” diyerek  ve kürtlerin “haydutluğun birincil dereceden sorumluları olarak gösterilerek” ortaya koymuştur. Kimse boş bop düşleri için tutunduğu demokratik ve kürt açılımı yaygaralarıyla, Türklerden kürtçü ve kürt sevici yaratma, kürt ırkçılığını insancıllık olarak yayma çalışmalarını şekerlere bulayarak bizlere yediremez.. Kirli geçmişleri ve karanlık  görüşlüleri aklayamaz..

Reklamlar