Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,

bronzayna

Türk tamgalarıyla yazılı bronz ayna.

1972 yılında bulunan bu ayna, 1974 yılında temizlenip Türk abecesi ile yazılmış olan yazı ortaya çıkarılarak Ermitaj Müzesi belgeleri arasında kayıt altına alınmıştır. “Doğu Türkistan’ın Bronz Aynası” olarak anılan ayna, Turpan bölgesi yakınlarında bulunmuş olup, üzerinde Burkancılığın (Budizm) tinsel betimlemeleri yer alır. Bu yapıdaki aynalar özellikle Tang döneminde Çin kültüründe oldukça sık görülür ve örnekleri binlercedir. Bu nedenle üretiminin Çin eliyle olması daha olasıdır.

Ayna üzerinde 15 imden oluşan bir yazı vardır. Yazı açık bir şekilde Türkçedir ve Türk abecesi ile sonradan yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu yapıda yazılar, özenle üretilmiş sikke ve nesneler üzerine özensiz yazılmış olmalarından dolayı, üretene ait olmadığını da ortaya koymaktadır. Türkler pay ettikleri yağma nesnelerinin ve Kagan armağanlarının üzerine gerekli gördüklerinde “özlü yada anı sözleri” yazmaktadırlar. Bu gibi yazımların örnekleri “kap, suluk, kepçe, ayna, vb. nesneler ile sikkelerde” görülmektedir.

Türk abecesi ile yazı; “aÇıQIKMIZıS aÇ SaÇ/SeÇ aS OGuS” olarak okunabilir.

Bu yazıda bir çok Türk yazıtında olduğu üzere “kalın – ince” benzer seslerden olan “ES-AS-Z” tamgaları birbirinin yerlerine kullanılmış olmalı. Bu kalın ve ince tamgaların birbirleri yerine kullanımını, Orkun Benggütaşları da olmak üzere neredeyse tüm Türk abeceli yazılarda görüyoruz.

“AÇIG” sözcüğü Kagan armağanı, ödülü anlamına gelir. “AÇIG” sözcüğü daha erken dönemlerde “Q-G” değişimi ile “AÇIQ” olarak kullanılmış olabilir. Eğer sözcük kökü bu ise yazımın anlamı: “ÖDÜLÜMÜZ(Ü) AÇ, SAÇ (ve) AS.” olarak çevirebiliriz. Eğer ilk sözcük kökü doğrudan “AÇIQ” olarak olduğu gibi okunur ise anlamı: “GÖRÜNTÜMÜZ(Ü) AÇ, SAÇ, AS ”  yada “GÖRÜNTÜMÜZ(Ü) AÇ, (takı) SEÇ, AS (tak)” anlamında olabilir.

Sözcük ayıracı olarak “iki nokta üst üste (:)” yerine “ES” tamgasının kullanıldığına bir kaç kısa metinde karşılaşılmıştır. Eğer bu Metinde “ES” tamgaları bu yöntem ile kullanılmışsa okuma şöyle olmalıdır: ““aÇıQIKMIZ : aÇ SaÇ : OGuS”.  Yazı daha anlaşılır bir duruma gelerek “GÖRÜNTÜMÜZ(Ü) AÇ, SAÇ” olarak çevrilmekte ve bugün bile kullandığımız “açılmak saçılmak” yansımasının bizlere en erken kullanımını göstermektedir. Bence bu okuma en doğru olandır.

Metin sonunda yazan “OGuS” ise yine “ES-AS-Z” tamgalarının ortak kullanılabilirliği nedeni ile “OĞUZ” olarak yazılmış olabileceği gibi bir yazım yanlışı da olabilir. Kimi yazımlarda “ES-AS” tamgaları ve “Ş” tamgasının yine ses benzerliği nedeniyle birbirleri yerine kullanıldığını da okumaktayız. Böyle bir durumda sözcük “OĞUŞ”; “Soy” olarak da okunabilir ama ben bu anlamda yazıldığını düşünmüyorum, ayna arkasında ve metin bütünlüğünde gereksiz görüyorum. Şunu da unutmamak gerekir ki; “OĞ” kökünde kutsallık belirtisi olmasının yanında, “birden çok olanın tek ve birlik olması” anlamı da yer alır ve “Bod”;”Boy” benzeri anlamlar da verilir. Eğer öyleyse “OĞUS – OĞUŞ” sözcüğü; “bu takı ve nesnelerin bir baş ve yüzde toplanması anlamı ile kullanılmış ve yüzü boyamayı, takıları takmayı, bakım yapmayı anlatmış olabilir. O dönemde “Makyaj” için kullanılan Türkçe bir sözcük olabilir. “OĞUŞ” sözcüğü her ne kadar usa “OĞUŞTURMAK” sözcüğünü getiriyor olsa da, “OĞ-MAK ve OĞUŞ-TURMAK” sözcüklerinin kökenleri “OW” (b-v arası seslendirme) kökünden gelmekte olup, sonradan “OVMAK, OVUŞTURMAK” olarak kullanılmıştır. Buradaki kullanım tam olarak “ovmak” değildir ama benzeşme içerir.

Türkçe Yazılı Bronz Aynamız, tüm okuma ve yorum önerilerine açık olarak ve Türk yazılı bulgularına kaynak niteliğinde varlık değerlerimiz arasına girmiştir.

  • Kürşad BAYTOK
Reklamlar