Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Untitled 1

Yukarıda Adana İlimizde bir mezar alanında görüntülediğim UÇ başlı taştan oyulmuş mezar taşı yer almaktadır. Görüntülediğimiz mezar başlığı, günümüz mezar başlıklarına benzemiyor. ÜÇ sivri UÇ lu ve BAŞLIK şeklinde yapılmış olan mezar taşı, büyük bir kültürün yansımalarını, Anadolu topraklarında çok yakın bir döneme getirip varlığını açıkça göstermektedir ki bu Büyük Türk Ulusu’nun kültürüdür ve binlerce yıldır hiç yok olmadan Türkler ile birlikte yolculuk yapmaktadır. Vatan topraklarımız son 100 yıl içinde mezar başlarına dikilmesi sürdürülen balballar, yaşam ağaçları, UÇ başlı başlıklar, tamgaları ve bunların çizimleri ile doludur. Yaşamayı sürdüren ve bizi biz yapan kaynakları bize olanak sağlayan mezar ve kurgan yapılarımızdaki uygulamalar,medeni ve görsel güzelliği olduğunu sandığımız mezar yapıları ve başlıkları ile yer değiştirip bozulmaya yüz tutmuş olsada varolanları korumamız ve elimizden geliyorsa “mezar yontuları kültürümüzü” sürdürmemiz, bu topraklara bırakmamak üzere sımsıkı tutunmamızı sağlayacaktır.

UÇ tamgası – UÇ başlığının, tüm bunların mezarlarda kullanımı içinde olmak üzere, bu tamganın üzerine yüklendiği ayrıntıları anlatan bir yazı yazmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz : https://onturk.org/2014/08/28/uc/

Türk mezarlarında dolaştığınızda bazısında baş ucuna ve ayak ucuna konulan tahtalar görürüz. Bunların başucunda olanı Balbal – kişi yapısında, ayak ucunda olanı ise doğrudan UÇ yapısında kesilmiştir. Bazı durumlarda bu tam tersi de olabilir. İslam inancına bağlamaya çalışanların yanında neden bu yapıda olduğunu bilmeyen ve gelenek olduğunu söyleyenler var. Evet bu bir gelenektir, Tengriciliğin bir ürünüdür. Başucu ağacı 3-5-7 daldan oluşan bir yaşam ağacıdır. – Kürşad BAYTOK **

Türk’ün Asya’dan Anadolu’ya ve Avrupa’ya uzanan sayılamayacak kadar çok kültürel değerinin yalnızca birini barındıran UÇ tamgasının kullanım alanları çokçadır. Bugün Anadolu’daki Türk varlığı oluşumunun ve yerleşiminin yalnızca 1071 ile sınırlandırılamayacağını çok iyi biliyoruz. Son yıllarda üretilen ve sunulan onca kanıta rağmen, MÖ ki yıllarda Kafkasya’dan Avrupa içlerine uzanan bu büyük Ulusun Anadolu’ya uğramadığını ya da burada daha erken akrabalarının ve göçlerinin bulunmadığını düşünmek artık hiç gerçekçi ve bilimsel durmuyor.

Tahta kesim, taş yontusu ve taş kazıma UÇ başlıkları, ayaklıkları yanında doğrudan UÇ tamgaları da yer almaktadır. Bunların tamamı birbirinden ayrılmayan ancak değişik yöntemleri içinde barındıran uygulamalardır.

Oğuz torunları Türkmen ve Yörükler, ongunlaşmış olan bu tamgayı gittikleri  yerlere taşımışlar, sözlü ve düşsel yapıda bırakmayarak ataları gibi başta Anadolu’da yer alan Mezar taşlarına tamga olarak vurmuşlardır. Bu tamgaları (UÇ tamgası ve benzerlerini) özellikle Anadolu’nun batı kuşağında sıklıkla görmekteyiz. – Kürşad BAYTOK **

Türk bölgelerinde tarih boyunca UÇ başlıkları kullanılır. Uç başlıkları, sahibi yaşarken bir başlık olarak kullanıldığı gibi, betimlemelerde ve yontularda da kullanılır. Mezar kültürü de kullanım alanı  unsurlardan ayrı değildir. Örneğin, Bilge Kağan’a ait olduğu sanılan “altın başlık”, UÇ betimlemesinin yer aldığı bir Tulpar yada benzeri bir uçucu ile betimlenmiştir. Bu uçucu ağzında değerli bir de taş taşımaktadır (sağ alttaki görsel). Başlığa önden bakıldığında ayrı bir UÇ yapısı daha göze çarpar (sağ üstteki görsel). Genel olarak bakıldığında ise beş ayrı daldan oluşan bir yaşam ağacıdır. Kül Tigin’in büst yontusu olarak düşünülen yontunun üst kısmında UÇ tamgası yapısında Kartal ya da yine Tulpar benzeri bir betimleme yer alır (sol görsel) Orkun’da yer alan kaya betimlemelerinde UÇ başlığı takmış kişiler vardır. Bu kişiler sıradan kişiler değillerdir. Kagan, Katun, Beğ, Kam gibi UÇ başlıklı yontusu ve betimlemesi yapılmaya değer önderlerdir. Hem yaşarken hem de yontu ve kaya betimlemelerinde kullanılan bu UÇ başlıkları o kişinin gökselliğini ve önderliğini anlatır.

Untitled 2

Aşağıda Oğuz Kagan’ın oğlu Gün Han (sol görsel) ve yanında Dib Yabgu ile onun oğullarının başlıkları betimlenmiştir. (Bet ile ilgili en erken betimlemeler : Ebul Gazi Bahadır Han, Türkmenlerin Şeceresi beti altından)

dip yapgu gun han

Aşağıda Kazakistan, Taraz yakınlarında bulunan kaya üzeri kazıma tekniği ile yapılmış olan UÇ başlı bir yontu yer alıyor. (Görsel : COPYRIGHT:© 1998 Wayne Eastep Wayne Eastep)

tarazbalbal

Adana’da görüntülediğimiz mezar başlığı kullanımı, Burana kulesi çevresinde kaya kazıma ile yapılmış olan balbal türevi bir başlıkta çok açık görebiliyoruz. Kişi bir UÇ başlığı ile betimlenmiştir. UÇ başlığı (yaşam ağacı yapısı) yada ayaklığı ise başta ağaç olmak üzere Anadolu’da çok sık kullanılmaktadır…

Untitled 3

Başlıklara yontu, kaya oymaları yada kağıt üzerinde 2 boyutlu bakıldığında ÜÇ UÇ lu başlık görüntüsünün, Bilge Kagan’ın başlığında olduğu gibi 3 boyutlu da düşünülmelidir çünkü yan ve arkaya uzanan bir yapısı da olabilir. 3-5-7-9 gibi kutlu sayılarımızla oluşturulmuş, yaşam ağacı yapısını ve göksel anlamları içinde barındırarak kullanıldığı düşünülmeli. “UÇ” anlamında bir değişiklik olduğunu düşünmeden unutulmamalı ki UÇ aynı zamanda yaşam ağacının da UÇ noktasıdır ve yaşam ağacı betimlemeleri Türk mezar taşlarında kullanılmaktadır. Gerçekçi ve bilimsel bakış açısı bu yüzden çok önemlidir. Bulgulara boyut ve tarihi gerçeklik katmadan sadece “benzetme” ile yaklaşmak tehlikelidir.UÇ tamgası betinin birden fazla anlamı olduğunu  “UÇ TAMGASI BETİ “ başlıklı yazımda değinmiştim. **

Önemle üzerine eğilinmesi ve düzeltilmesi gereken bir bet daha açığa kavuşmuştur.  Yabancı yazımlar ve onlardan beslenerek araştırma ya da  tarih yorumculuğu yaptığını sanan kişiler, rastladıkları her UÇ – ÜÇ başlıklı betimlemeyi Tanrıça ya da Umay ile  isimlendirirler.  Çok açıktır ki bu başlıkların büyük bir kısmı somut olarak da betimlendirilmiştir. Kagan, Katun ve onların çocukları, Beğ, Kam gibi yaşayan ve bu başlığı “göksellik ve önderlik” başta olmak üzere daha bir çok somut anlamı içeren bir yapıda “başlık – taç” olarak  kullanmışlardır. UÇ başlığı takanların “genç – yaşlı erkil ” ve “genç – yaşlı dişil” oldukları  yukarıdaki  örnek olarak verdiğim bulgularda ve belgelerde çok açıktır. Atalarımızın yaşarken başlarına taktıkları ve UÇtuktan (öldükten) sonra betimlemelerinde kullandıkları UÇ başlıklarının ve kişisel görsellerinin “Tanrıça” adıyla uydurularak adlandırılması yanlıştır. Türk yontu geleneğinde hiç kullanılmamasını düşündüğüm “Tanrıça” sözcüğü ya da aslında Umay için bir balbal yapılmış olması ve bunlar için bir mezar başlığı konulduğunun düşünülmesi belgelenmiş değildir. Anlamsızdır da.. Balbal ve mezar başlığının “amacı” bunlar değildir..  Ayrıca “Tanrıça” sözcüğü dilimizden hızlıca atılması gereken uyduruk bir sözcüktür. Bkz : https://onturk.org/2014/05/14/tanrica-uydurmasi-uzerine/ 

** https://onturk.org/2014/08/28/uc

– Kürşad BAYTOK

Adana görsel çekimleri ve arazi taraması : Kürşad BAYTOK, Mahmut ÖZKUR

Reklamlar