Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

10425398_276594442530775_7939699750098562275_n

Sosyal ağlar üzerinde, tarih üzerine paylaşım ve yorumlarda bazı açıklamaların artık çığırından çıktığını ve amacından saptığını düşünüyorum. Bu iş artık akılcılığın ve mantığın, dolayısıyla da bilimin dışına doğru kayıyor. Yalnızca “düşünce, önerme, sav” bildirmek için yapılan yorumlar, yorum yapan kişilerin bu düşüncelerini “kesin doğru” olarak görmesine, “eleştiri kabul etmemesine” ve “birer sözde bilimsel kanuna” döndürmeye boşa çabalamasına kadar gidiyor. Artık durum o kadar akıldan, mantıktan ve bilimden uzak bir bir şekle geldi ve düşsel yorumlar, önermeler o kadar çok zorlamaya dönüştü ki her kaya üzerinde görünen “tek nokta” venüs, her “iki nokta” sirius, “her üç nokta” çintemani, her dört nokta “element” oluverdi.. Bu noktaların oraya yapılmasının “sayısız” nedeni olabileceği gibi, yine bu noktaların “sayısız anlamı” da vardır. Kaldı ki bir nokta (.) kişioğlunun en eski imlerinden biri olmalıdır. Geçmişe gözleri kapayarak, imlerin binlerce yıl süre içinde her dönem ve her bölgede, her inanç ve her kültürde yüklendiği ve bıraktığı “sayısız” anlamları hiçe sayarak, geçmişin “algısı ve düşünü” üzerine düşünmeyerek, okumaya ve araştırmaya gerekte duymayarak, yalnızca olmasını istedikleri ve öyle olması içinde zorladıkları sayısız anlamlardan “yalnızca birini alan” ve bu önerileri herkesin beynine sokmak için uğraşan bir güruh türemeye başladı. Bu verdiğim örnekler yalnızca tek bir “nokta (.) ” üzerine. Ya diğerleri? Bu kadar sığ, bu kadar kesin ve düşüncelerin aslında birer “öneri ve sav” olduğunu anlamak istemeden yola çıkarsanız, yolun ortasına bile varmadan kalırsınız. Daha öncede yazmıştım ve bu bet üzerine de bir çok araştırma da yapılmıştı. Tek bir UÇ tamgası bile binlerce yıl boyunca üzerine sayısız anlamlar yükleyerek ve bir çoğunu da bırakarak günümüze kadar gelmiştir. Kuş olmuştur, uçmak olmuştur, ölüm olmuştur, göğe ulaşmak olmuştur, cennet olmuştur, en uç nokta olmuştur, uç beğliği olmuştur, sancak ve tuğ olmuştur, kaz ayağı olmuştur, yalnızca süsleme olmuştur, üçlemeler olmuştur, üç olmuştur ve daha bilmediğimiz ve araştırmak bulmak için de özümce can attığım bir çok anlamada iye olmuştur. Belki de bir çok anlamını da bu süre içinde bırakmış ve unutulmuştur. Gel gör ki tek bir tamga için bu kadar çok anlam, öneri ve kanıtlanmış açıklamalar varken, tek ama tek bir “nokta” (.) için her alanda ve her paylaşımda örneğin “venüs” diye ısrar etmek ve insanların düşüncelerini sınırlayarak, gerçeğin açığa çıkmasını ve sayısız anlamlara ulaşılmasının önünü keserek, ve akılcığı, mantığı, bilimi baltalayarak nereye gidilmek isteniyor ve ne yapılmak isteniyor anlamak çok zor. Özellikle Türk tarihine, tamgalarına, ongunlarına ve imlerine ilgi duyanların ilgilerini sömürmek ve yalnızca kendi düşüncesinin doğru olduğunu zorlayarak kabul ettirmek, bunların aslında bir öneri olduğunu kabul etmemek ve eleştiriye bile dayanamamak ne anlama gelmektedir? Diğer yandan ise tüm bu adlandırmaların Türk Dilinde ve kültüründe köklü başka başka anlamları varken bu yabancı adların ısrarla seçilmesidir ki o konuya hiç girmek istemiyorum.. Aynı tinsel inançlar gibi tarih üzerinden de sömürüye bir son verilmesini diliyorum. – Kürşad BAYTOK

Reklamlar