Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

erzincan kemaliye dilli vadisi

Yazılı iletişimin kaya üstü tasvirlerden sonra ikinci aşamasını teşkil eden damgalar, Türk boylarının “biz” kavramına ulaşma, yabancı / öteki kültürlere göre kendilerini tanımlama sürecinde geliştirilmişlerdir. Türkler’in kullandığı ilk fonetik alfabenin ((Kök)türk alfabesinin) harflerinin de kaynağını teşkil eden “damgalar” tarihî süreçte: 

1. Kabilenin ortak malı olan konak yerleri, yol kavşakları ve otlaklardaki taş, kaya gibi yerlerde,
2. Aileye, boya ait hayvanların işaretlenmesinde,
3. Kilim, halı, çul, keçe, testi gibi ev eşyalarında,
4. Evlerin kapı ve duvarlarında,
5. El, yüz, pazu ve göğüse… yapılan döğmelerde,
6. Şaman davullarında,
7. Kurban olarak adanmış hayvanlarda,
8. Mezar taşlarında,
9. Sınır taşlarında,
10. Nazarlık ve ziynet eşyalarında,
11. Arı kovanı ve ambarlarda,
12. At koşum takımlarında,
13. Mühürlerde,
14. Tuğ, bayrak, sancak gibi hükümdarlık alametlerinde,
15. Otağ, taht ve saraylarda,
16. Ticari eşyalarda … kullanılmıştır.

erzurum karayazı

Son zamanlarda yapılan pek çok araştırma, Türkler’in milattan önce de Anadolu’da var olduğunu ortaya koymaktadır . Ağrı, Ardahan, Artvin, Aydın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Iğdır, İzmir, Kars, Kırşehir, Konya, Mardin, Niğde, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Urfa, Van… illerinde bulunan kaya üstü tasvirler ve damgalar hem bu coğrafyanın Orta Asya ile bağını sergilemekte hem buraların milattan önceki dönemlerde bile Türk yerleşimine açık olduğunu ortaya koymakta hem de bu coğrafyada yaşayanların birbirleriyle olan tarihî bağını açıkça göstermektedir. Anadolu’daki bengü taşlar (yazılı, dikili ve damgalı taşlar) ve petroglifler (kaya üstü tasvirler, mağara resimleri), daha ziyade Saka, Hun, Bulgar, Avar, Hazar ve Peçenek dönemlerine aittirler. Üzerlerinde hiçbir ciddi epigrafik araştırma ve inceleme yapılmayan Anadolu’daki (Kök)türk harfli yazıtlar ve damgalar (özellikle Kars’ın Kağızman ilçesindekiler ile Erzurum’un Karayazı ilçesindekiler), paleografik açıdan Kafkaslar’daki, Balkanlar’daki ve Avrupa’daki yazıtlarla büyük benzerlikler göstermektedir.

Dr. Osman MERT

Yazının tamamı : http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/taed/article/viewFile/1827/1827

Reklamlar