Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Fotoğraf : Sayın Ümit ŞIRACI

Kadim Türk abecesinde yer alan, hem sesli hemde sessiz tamgalarla kullanılabilen ve bize doğrudan “EM – AM” sesi veren bu tamgamız, görüldüğü gibi Sayın Ümit ŞIRACI tarafından Anadolu’da da fotoğraflanmıştır. Bu Anadolu varyantı genelde “Kuzey Kafkasya ve Volga” yakınlarında sıkça, “Yenisey ve Orkun” bölgelerinde ise daha az kullanılan şeklidir. Yukarıdaki görsel de Kadim Türk abecesindeki tamgamızın farklı varyantları gözükmekte ve bu şekli ile ile yazılmış yüzlere yazıttan biri olan “Moğolistan – Bayan Ölgii ili” yakınlarındaki yazıt gösterilmektedir. Bu doğrudan Anadolu da “bir Türk Tamgası” olarak kullanılan şekildir. Bir yazı değilde tek bir tamga olarak kullanılması, bunun bir “boya yada sülaleye” ait olduğu izlenimi vermektedir. Çünkü kadim Türk topraklarında da, “hem doğrudan, hem de yazıt yanlarında ve içinde” de bu şekilde boy ve sülaleyi betimlemek için çeşitli tamgalar tekil olarak kullanılırdı.

Tamga kökeni hakkında ayrıntılı bir inceleme olmasa da şunları söyleyebiliriz : Türklerde, özellikle Kıpçak ve Oğuzlar da kadının dişilik organına “EM” denilmektedir. Günümüze de aynı şekil de gelmiştir. “UM AY” ise hem “doğum ve bereketin sembolü” hem de yakın zamanlar da “doğan çocuğun eşi – sonu” (Kaşgarlı Mahmud – Dîvânu Lugâti’t-Türk) olarak da adlandırılmıştır. “EM” “EMME” “EMİK” “”MEME” gibi kadınlığı işaret eden sözcükler de bu köklerin doğrudan “kadın, doğum ve bereket” ile ilgisi olduğunu göstermektedir. Zaten Tamga ya dikkat edilirse betimlemenin kökeninde de kadın dişilik organı olduğu anlaşılacaktır.

– Kürşad BAYTOK

Reklamlar