Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 

Alevilik bir “kürt” inancı değildir. Alevi inancı “Kadim Türk Kültür ve İnancının” İslam ile harmanlaşarak oluşmuş, günümüzde de yaşayan devamıdır. Bu tarih, göçler, süreç, kültür ve inançtan yoksun olan kürtler bu inanca ancak sonradan dahil olmuşlardır. Bu da Osmanlının son zamanlarındaki kürtleştirme politikasının ve 38’den sonraki tüm hükümetlerin Türkiyemizde uyguladığı; “doğuyu tarihsiz bırakma (ve batıya, kürtlere, ermenilere peşkeş çekme), Türkleri yalnız, sahipsiz bırakma (ve başkalaşımlarına sebep olma)” politikasının bir sonucudur. Zamanla başkalaşarak kendini kürt sanan bazı “Türkmen boylarının” vasıtasıyla “sözde kürt alevileri” ortaya çıkmıştır. Bu saçmalıkta; ermenilerin bir kısmının sürgün zamanında, Anadolu da kalmak ve kendi hayatlarını kurtarmak için “biz kürtüz, aleviyiz” demelerinin de etkisi büyüktür. Alevi “Al Evi” yada “Alev-i” demektir. Nasıl ki, izlenti de kadim Türk tamgalarından UÇ’un ve Salur boyu Tamgasının İslam sonrasında “Allah Muhammed Aliye” çevirildiğini gördük, işte Alevi sözcüğüne de “Hz. Ali” anlamı verilerek bu şekilde anlamlandırıldığını görüyoruz. Yine Kadim Ateş kültünün de devamını oluşturmaktadır. Alevi Türkmenler günümüz inançlarını, kadim Türk kültüründe ve inancında yaşarak ve yeniden anlamlandırarak korumaktalar. – Kürşad BAYTOK

Reklamlar