Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

Doç. Dr. Ufuk TAVKUL

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, (15), Bahar 2003, 45-81.ss.

ÖZET

Kuzey-Batı Türk lehçeleri araştırmaları açısından son derece önemli bir kaynak olan Codex Cumanicus, XIV. yüzyılda İtalyan ve Alman misyoner rahipleri tarafından hazırlanmış, Karadeniz’in kuzeyinde yaşamakta olan çeşitli Türk boyları ile birlikte farklı dillerde konuşan bazı milletlerin ortak anlaşma ve ticaret dili olan Kıpçak (Kuman) Türkçesinin bir sözlüğünü ve hıristiyanlığa ait dinî metinleri ihtiva eden mühim bir eserdir. Codex Cumanicus’un Kıpçak Türkçesine ait kelime hazinesi ile Kıpçak grubuna giren çağdaş Türk lehçelerinden Kazan Tatarcası ve Karaimce arasındaki benzerlik ve paralellikler konusunda çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Kafkasya’da konuşulan Kıpçak lehçelerinden Karaçay-Malkar Türkçesi de aynı mirası paylaşan bir Türk lehçesi olması sebebiyle Codex Cumanicus ile büyük benzerlik ve paralellikler taşımaktadır. Bu makalede Codex Cumanicus ile Karaçay-Malkar Türkçesinde ortak olan kelimeler incelenmektedir.

CODEX CUMANICUS VE KARAÇAY-MALKAR TÜRKÇESİNDE ORTAK KELİMELER

https://onturk.wordpress.com/2011/05/10/kuman-kitabi-codex-cumanicus-ve-karacay-malkar-turkcesi/

A

CC aç bol ‘acıkmak’ (24,19) ~ KM aç bol– ‘acıkmak’

CC açı taş ‘şap’ (81,15) ~ KM açuv taş ‘şap’

CC açkuç ‘anahtar’ (11,23; 100,28) ~ KM açhıç ‘anahtar’

CC açuv ‘acı, keder, üzüntü’ (139,16) ~ KM açuv ‘acı, kızgınlık, hiddet’

CC aga ‘ağabey’ (130,16) ~ KM aga ‘ağabey’

CC agaç ‘ağaç, odun’ (137, 1; 88,22) ~ KM agaç ‘ağaç, tahta’

CC agrık ‘hastalık’ (135,17) ~ KM avruv ‘hastalık’

CC akça ‘para’ (80,10) ~ KM ahça~açha ‘para’

CC akrın ‘yavaş, sakin’ (62,24) ~ KM akırın ‘yavaş’

CC ala ‘ala, benekli’ (114,24) ~ KM ala ‘karışık renkli, ala’

CC alaboga ‘büyük bir deniz hayvanı’ (160,11) ~ KM alabuga ‘bir tür balık’

CC alabota ‘kaz ayağı bitkisi’ (113,23) ~ KM alafota ‘bir tür yabanî ot’

CC alay ‘öyle, bu suretle’ (123,15; 126,29) ~ KM alay ‘öyle’

CC alda– ‘aldatmak’ (20,18-20) ~ KM alda– ‘aldatmak’

CC algış ‘övgü, kutlama’ (141,10) ~ KM algış ‘övgü, kutlama, dua’

CC algışla– ‘kutlamak, övmek’ (141,7) ~ KM algışla– ‘kutlamak, övmek’

CC alış– ‘değişmek, değiştirmek’ (13,12) ~ KM alış– ‘değişmek, değiştirmek’

CC alıştur– ‘değiştirmek’ (13,15) ~ KM alışdır– ‘değiştirmek’

CC ança ‘o kadar’ (149,20) ~ KM ança ‘ o kadar’

CC angla– ‘anlamak’ (29,15-17) ~ KM angıla– ‘anlamak’

CC ant ‘yemin’ (132,21) ~ KM ant ‘yemin’

CC arçıla– ‘tartışmayı kesmek’ (114,15) ~ KM orçala– ‘tutmak , kesmek, frenlemek’

CC arı ‘buradan itibaren’ (59,12) ~ KM arı ‘o tarafa, oraya doğru’

CC arıh ‘zayıf’ (77,7) ~ KM arık ‘zayıf’

CC arov ‘arı, temiz, günahsız’ (139,8) ~ KM aruv ‘güzel, temiz, saf’

CC ar– ‘yorulmak’ (150,4) ~ KM arı– ‘yorulmak’

CC artı– ‘temizlemek’ (63,15) ~ KM arıt– ‘temizlemek’

CC artmak ‘heybe’ (102,11) ~ KM artmak ‘heybe’

CC artuk ‘fazla’ (75,18) ~ KM artık ‘fazla’

CC aruvlıh ‘arılık, temizlik, kusursuzluk, lekelenmemişlik’ (131,19) ~ KM aruvluk ‘güzellik,

temizlik, saflık’

CC asıh ‘fayda’ (138) ~ KM asuv ‘fayda’

CC asov ‘destek, yardım’ (117,4) ~ KM asuv ‘destek, yardım’

CC asra– ‘bakmak, beslemek’ (140,8) ~ KM asıra– ‘bakmak, beslemek’

CC asru ‘çok, aşırı’ (122,34) ~ KM asırı ‘fazla, çok’

CC aş ‘yemek, yem; tahıl’ (16,4) ~ KM aş ‘yemek, yem’

CC aşa– ‘yemek yemek’ (10,21-23) ~ KM aşa– ‘yemek yemek’

CC aşık– ‘acele etmek’ (114,15-18) ~ KM aşık– ‘acele etmek’

CC aşlık ‘buğday, yem’ (110,2) ~ KM aşlık ‘arpa, hububat’

CC ata ‘baba’ (122,10) ~ KM ata ‘baba’

CC atalıh ‘üvey babalık, babalık’ (117,22) ~ KM atalık ‘manevî babalık’

CC atlan– ‘ata binmek’ (22,1-3) ~ KM atlan– ‘ata binmek , atla yola çıkmak’

CC avlak ‘tenha arazi, çöl, işlenmemiş arazi’ (114,19) ~ KM avlak ‘kır, boş arazi, çayır’

CC avuz ‘ağız’ (125,33) ~ KM avuz ‘ağız’

CC ayan– ‘korunmak, esirgemek’ (111,16-18) ~ KM aya– ‘korumak, esirgemek’

CC aygakla– ‘bir kimse hakkında bilgi vermek, konuşmak, şikayet etmek’ (131,17) ~ KM

aygakla– ‘duyurmak, haber vermek, eleştirmek’

CC ayl ‘uçkur, kemer’ (11,26) ~ KM ayıl ‘kolan kayışı’

CC ayrı ‘çatallanmış, dallara ayrılmış’ (119,9) ~ KM ayrı ‘çatal, ikiye ayrılmış’

CC ayt– ‘söylemek’ (121,22) ~ KM ayt– ‘söylemek’

CC ayu ‘ayı’ (108,14) ~ KM ayuv~ayü ‘ayı’

CC azaş– ‘yolunu şaşırmak, yoldan çıkmak’ (160,31) ~ KM acaş– ‘yolunu şaşırmak’

B

CC bagatur ‘yiğit, bahadır, cesur, kahraman’ (98,17) ~ KM batır ‘cesur, yiğit, kahraman’

CC bagır ‘bakır’ (84,11) ~ KM bagır ‘bakır’

CC bagışla– ‘hediye etmek’ (17,5-7) ~ KM bagışla– ‘ithaf etmek, hediye etmek’

CC balavuz ‘balmumu’ (81,14) ~ KM balavuz ‘balmumu’

CC bar ‘var, mevcut olan’ (148,6) ~ KM bar ‘var, mevcut olan’

CC bar– ‘gitmek, varmak’ (123,24) ~ KM bar– ‘gitmek’

CC barısı ‘hepsi’ (125,31) ~ KM barısı ‘hepsi’

CC barlu ‘varlıklı, zengin’ (97,26) ~ KM barlı ‘zengin’

CC barmak ‘parmak’ (96,3) ~ KM barmak ‘parmak’

CC başmak ‘ayakkabı’ (86,11) ~ KM başmak ‘bir tür çarık’

CC batış ‘Batı’ (73,4) ~ KM batış ‘Batı’

CC bav ‘zincir, bağ’ (143,21) ~ KM bav ‘bağ, kayış’

CC bay ‘zengin’ (145,21) ~ KM bay ‘zengin’

CC baylık ‘zenginlik’ (21,2) ~ KM baylık ‘zenginlik’

CC bazık ‘kalın, kaba, büyük, koca’ (77,8) ~ KM bazık ‘kalın, koca’

CC beçel ‘kalçası kırık’ (163,1) ~ KM beçel ‘sakat, kötürüm’

CC bek ‘sağlam, sıkı’ (60,20) ~ KM bek ‘sağlam, kuvvetli, sıkı’

CC bele– ‘kundağa sarmak’ (162,5) ~ KM böle– ‘kundağa sarmak’

CC belibag ‘kemer’ (101,32) ~ KM belibav ‘kemer’

CC ber– ‘vermek’ (121,18) ~ KM ber– ‘vermek’

CC beril– ‘verilmek’ (131,30) ~ KM beril– ‘verilmek’

CC bey ‘kısrak’ (120,12) ~ KM biye ‘kısrak’

CC beyik ‘yüce, büyük’ (130,25) ~ KM biyik~miyik ‘yüksek, yüce’

CC bezgek ‘sıtma nöbeti’ (160,21) ~ KM bezgek ‘sıtma’

CC bıçkı ‘testere’ (86,18) ~ KM bıçhı~mıçhı ‘testere’

CC bırçak ‘sebze’ (110,8) ~ KM burçak ‘fasülye türü sebzeler’

CC biçen ‘saman, kuru ot’ (110,20) ~ KM biçen ‘kuru ot’

CC bilev ‘bileği taşı’ (87,1) ~ KM bilev ‘bileği taşı’

CC birge ‘birlikte’ (64,9) ~ KM birge ‘birlikte,beraber’

CC birik– ‘birleşmiş olmak’ (137,6) ~ KM birik– ‘dayanışmak, birleşmek’

CC bile ‘ile’ (123,27) ~ KM bla~bile ‘ile’

CC biş– ‘pişmek, olgunlaşmak’ (101,21) ~ KM biş– ‘pişmek, olgunlaşmak’

CC bit– ‘büyümek,yetişmek’ (139,1) ~ KM bit– ‘büyümek, yetişmek’

CC biy ‘bey, efendi, soylu’ (123,11) ~ KM biy ‘bey, prens’

CC bogavul ‘mübaşir, mahkeme hademesi’ (90,15) ~ KM begevul ‘bekçi, koruyucu, karakol’

CC bolmaçı ‘olmaz, olmayacak şey’ (149,6) ~ KM bolmaçı ‘olumsuz, menfi’

CC boluş ‘yardım’ (143,12) ~ KM boluş ‘yardım’

CC boluş– ‘yardım etmek’ (122,14) ~ KM boluş– ‘yardım etmek’

CC boyav ‘boya’ (16,25) ~ KM boyav ‘boya’

CC böksmen ‘böğür’ (164,1) ~ KM böksüm~böksün ‘gövde’

CC börk ‘kalpak, şapka’ (87,28) ~ KM börk ‘kalpak, şapka’

CC börü ‘kurt’ (108,16) ~ KM börü ‘kurt’

CC böz ‘bez, pamuklu’ (164,15) ~ KM böz ‘bez’

CC buçgak ‘köşe, bucak’ ~ KM buçhak ‘kenar, köşe’

CC bulga– ‘bulandırmak’ (77,22) ~ KM bulga– ‘karıştırmak’

CC burç ‘biber’ (80,24) ~ KM burç ‘karabiber’

CC burçak ‘dolu’ (37,9) ~ KM burçak ‘ince dolu tanesi’

CC burgu ‘boru’ (89,21) ~ KM bırgı ‘boru’

CC burul– ‘kıvrılmak’ (138,16) ~ KM burul– ‘kıvrılmak, çevrilmek’

CC burun ‘eskiden, önce’ (123,2) ~ KM burun ‘eski, eskiden, önce’

CC burungı ‘birinci, ilk’ (74,6) ~ KM burungu ‘ilk, önceki’

CC butak ‘dal’ (105,18) ~ KM butak ‘dal’

CC buv– ‘boğmak’ (162,24) ~ KM buv– ‘boğmak’

CC buvun ‘eklem, mafsal’ (96,4) ~ KM buvun ‘eklem, bilek’

CC buyur– ‘emretmek’ (30,1-3) ~ KM buyur– ‘emretmek’

CC buz– ‘bozmak, tahrip etmek’ (145,9) ~ KM buz– ‘bozmak, tahrip etmek’

CC buzov ‘buzağı’ (139,14) ~KM buzov ‘buzağı’

CC bügül– ‘bükülmek’ (36,15) ~ KM bügül– ‘bükülmek’

CC bür ‘tomurcuk, gonca’ (160,31) ~ KM bürçük ‘tomurcuk, filiz’

CC bürçe ‘pire’ (108,33) ~ KM bürçe ‘pire’

CC bürkür– ‘sıçratmak, püskürtmek’ (160,19) ~ KM bürk– ‘saçmak, sıçratmak, serpmek’

CC büsüre– ‘izin vermek, razı olmak, tasvip etmek’ (131,27) ~ KM büsüre– ‘memnun olmak,

razı olmak’

C

CC cemiş ‘yemiş, meyve’ (132,2) ~ KM cemiş ‘yemiş, meyve’

CC cıgıl– ‘düşmek, yıkılmak’ (11,8-9) ~ KM cıgıl– ‘düşmek’

CC cıl ‘yıl’ (71,12) ~ KM cıl ‘yıl, sene’

CC cılan ‘yılan’ (125,33) ~ KM cılan ‘yılan’

CC cıltra– ‘çakmak’ (33,3-4) ~ KM cıltıra– ‘parlamak, çakmak’

CC cırgak ‘çengel’ (105,15) ~ KM cırgak ‘pulluğun toprağı yaran demir bıçak kısmı’ ~ ırgak

‘çengel’

CC cırt– ‘yırtmak’ (21,1-9) ~ KM cırt– ‘yırtmak’

CC cıy– ‘toplamak, yığmak’ (126,4) ~ KM cıy– ‘toplamak’

CC cuhut ‘Yahudi’ (122,39) ~ KM çuvut ‘Yahudi’

Ç

CC çagır ‘şarap’ (79,17) ~ KM çagır ‘şarap’

CC çak– ‘iftira etmek, aleyhte konuşmak’ (8,11-13) ~ KM çak– ‘birbirine düşürmek’

CC çak ‘çağ, zaman’ (60,5) ~ KM çak ‘zaman’

CC çaklı ‘gibi, kadar’ (138,6) ~KM çaklı ‘kadar’

CC çalıh ‘öfkeli, şiddetli, zorlu’ (161,28) ~ KM çalık ‘kapris, naz’

CC çalma ‘baş örtüsü’ (102,4) ~ KM çalma ‘sarık’

CC çapçacık ‘fıçı’ (120,3) ~ KM çapçak ‘fıçı, varil’

CC çarpuvun ‘aksilik, kaza’ (161,4) ~ KM çarpı– ‘zarar görmek’ ~ çarpuvlu ‘zarar görmüş,

kötü, talihsiz’

CC çatır ‘çadır’ (102,13) ~ KM çatır ‘çadır’

CC çatlavuk ‘fındık’ (106,2) ~ KM çörtlevük ‘fındık’

CC çayhal– ‘çalkalanmak, sallanmak’ (163,8) ~ KM çaykal– ‘çalkalanmak, sallanmak’

CC çayna– ‘çiğnemek’ (34,14-16) ~ KM çayna– ‘çiğnemek’

CC çeber ‘terbiyeli, kibar’ (163,13) ~ KM çemer ‘usta, yetenekli’

CC çekman ‘çuha, yün kumaş’ (85,20) ~ KM çepken ‘yün kumaş’

CC çerek ‘çürük’ (116,5) ~ KM çirik ‘çürük’

CC çeri ‘ordu, asker’ (100,2) ~ KM çerig ‘asker, ordu’

CC çert– ‘dedikodu etmek, birisi hakkında konuşmak’ (161,8) ~ KM çert– ‘bahsetmek, ima

etmek’

CC çıbuk ‘dal, değnek’ (126,20) ~ KM çıbık ‘dal, sopa’

CC çık ‘çiğ, şebnem’ (151,5) ~ KM çık ‘çiğ’

CC çımdı– ‘çimdiklemek’ (160,1) ~ KM çimde– ‘çimdiklemek’

CC çın ‘hakiki, doğru’ (138,13) ~ KM çıng ‘hakiki, gerçek’

CC çınık– ‘denenmiş olmak, doğru çıkmak’ (137,22) ~ KM çınık– ‘dayanıklılığı artmak,

sağlamlaşmak’

CC çıpçık ‘serçe’ (57,4) ~ KM çıpçık ‘serçe’

CC çıray ‘yüz, çehre’ (96,24) ~ KM çıray ‘yüz, çehre’

CC çırma– ‘sarmak’ (111,8-9) ~ KM çırma– ‘sarmak’

CC çırmal– ‘sarılmak, dolanmak’ (111,6) ~ KM çırmal– ‘sarılmak, dolanmak’

CC çırpı ‘çalı, çırpı’ (161,21) ~ KM çırpı ‘çalı, çalılık’

CC çibin ‘sinek’ (108,31) ~ KM çibin ‘sinek’

CC çiyik ‘çiğ, pişmemiş’ (74,24) ~ KM çiy ‘çiğ, pişmemiş’

CC çohmarlı ‘topuzlu’ (119,14) ~ KM çoh ‘topuz’

CC çokrak ‘kaynak’ (145,8) ~ KM çokurak ‘kaynak suyu’

CC çopla– ‘toplamak’ (16,14-16) ~ KM çöple– ‘toplamak’

CC çoyun ‘eritilmiş maden’ (130,30) ~ KM çoyun ‘tunç-bakır karışımı maden; dökme kazan’

CC çömiç ‘çomça, kepçe’ (104,29) ~ KM çömüş ‘ağaçtan oyulmuş su kabı’

CC çöple– ‘bir araya toplamak’ (126,4-5) ~ KM çöple– ‘toplamak’

CC çörgek ‘kundak’ (118) ~ KM çörge– ‘sarmak, bürümek’

CC çulgan– ‘sarınmak, bürünmek’ (122,5) ~ KM çulgan– ‘sarınmak, bürünmek, dolanmak’

CC çulgav ‘dolak, dizden aşağıya sarılan bez’ (102,7) ~ KM çulgav ‘dolama şeklinde çorap’

CC çüçkür– ‘hapşırmak’ (114,11) ~ KM çüçkür– ‘hapşırmak’

CC çügündür ‘kırmızı pancar’ (107,2) ~ KM çügündür ‘pancar’

CC çüprek ‘çevre, başa örtülen örtü’ (118; 122,5) ~ KM çipirek ‘sargı’

D

CC dagı ‘dahi ve, ve de’ (148,2) ~ KM dagı da ‘yine, tekrar, ve, dahi’

CC darçini ‘tarçın’ (81,2) ~ KM darçin ‘tarçın’

CC daru ‘ilaç’ (82,14) ~ KM darı ‘ilaç’

CC dav ‘mahkemeye çağrı, dava’ (44,10) ~ KM dav ‘tartışma, münakaşa, dava’

CC degri ‘kadar’ (123,4) ~ KM deri ‘kadar’

CC dey ‘gibi’ (151,13) ~ KM ley ‘gibi’

CC döl ‘değil’ (124,22) ~ KM tül ‘değil’

CC duniya ‘dünya’ (139,21) ~ KM duniya ‘dünya’

E

CC eçki ‘keçi’ (108,3) ~ KM eçki ‘keçi’

CC egeçi ‘hala’ (97,15) ~ KM egeç ‘kız kardeş, abla’

CC egev ‘eğe, törpü’ (84,6) ~ KM egev ‘eğe’

CC egiz ‘ikiz’ (160,15) ~ KM egiz ‘ikiz’

CC eki ‘iki’ (61,17) ~ KM eki ‘iki’

CC ekinçi ‘ikinci’ (74,7) ~ KM ekinçi ‘ikinci’

CC ekindü ‘ikindi’ (71,21) ~ KM ekindi ‘ikindi’

CC el ‘millet, memleket’ (122,3; 78,20) ~ KM el ‘memleket, millet; köy’

CC elgen– ‘korkmak’ (111,1-2) ~ KM elgen– ‘korkmak, ürkmek’

CC elgendir– ‘korkutmak’ (111,3) ~ KM elgendir– ‘korkutmak, ürkütmek’

CC elikle– ‘alay etmek’ (126,24) ~ KM hılikkele– ‘alay etmek’

CC elpek ‘bol, geniş, zengin’ (150,4) ~ KM elpek ‘bol, zengin, çok’

CC elt– ‘götürmek’ (18,10-12) ~ KM elt– ‘götürmek’

CC eltir ‘kuzu derisi’ (84,29) ~ KM eltir ‘bir haftalık kuzu derisi’

CC em ‘en (superlativ)’ (62,25) ~ KM em ‘en’

CC emçek ‘meme başı’ (95,6) ~ KM emçek ‘meme’

CC emdi ‘şimdi’ (125,29) ~ KM endi ‘şimdi’

CC emegen ‘yaşlı kadın, kocakarı’ (163,24) ~ KM emegen ‘dev’

CC emen– ‘utanmak, çekinmek’ (57,21-22) ~ KM iymen– ‘utanmak, çekinmek’

CC emgek ‘ıstırap, acı’ (150,3) ~ KM emgek ‘azap, ıstırap, işkence’

CC en– ‘inmek’ (18,7-9) ~ KM en– ‘inmek’

CC ençi ‘mülkiyet, mal’ (164,2) ~ KM ençi ‘özel, hususî, şahsî, ferdî’

CC endir– ‘indirmek’ (147,11) ~ KM endir– ‘indirmek’

CC er ‘erkek, er’ (114,1) ~ KM er ‘erkek, yiğit, er’

CC erik ‘tabaklanmış deri’ (9,1-2) ~ KM erik ‘deri tabaklamada kullanılan bir toz’

CC erikle– ‘tabaklamak’ (111,13) ~ KM erik aşat– ‘tabaklamak’

CC erin ‘burun deliği, diş eti’ (94,18; 94,23) ~ KM erin ‘dudak’

CC erinçek ‘tembel’ (117,15) ~ KM erinçek ‘tembel, üşengeç’

CC erkeç ‘erkek keçi’ (164,28) ~ KM erkeç ‘erkek keçi’

CC erkelen– ‘yumuşamak, gevşemek, incelmek’ (162,27) ~ KM erkelen– ‘nazlanmak,

şımarmak’

CC erte ‘önceki, evvelki, eski zamanda’ (60,5) ~ KM ertde ‘erken, eskiden’

CC erte ‘sabah’ (71,18) ~ KM ertden ‘sabah’

CC es ‘akıl’ (116,18) ~ KM es ‘akıl’

CC esir– ‘sarhoş olmak’ (149,8) ~ KM esir– ‘sarhoş olmak’

CC esirt– ‘kendinden geçirmek’ (140,6) ~ KM esirt– ‘sarhoş etmek, kendinden geçirmek’

CC esker– ‘düşünmek, dikkate almak’ (160,10) ~ KM esger– ‘hatırlamak, dikkat etmek’

CC esle– ‘dikkate almak, dikkat etmek’ (160,10) ~ KM esle– ‘farketmek, farkına varmak,

dikkate almak’

CC eşik ‘kapı’ (151,16) ~ KM eşik ‘kapı’

CC eşit– ‘işitmek, duymak’ (117,3) ~ KM eşit– ‘işitmek, duymak’

CC etmek ‘ekmek’ (88,18) ~ KM ötmek ‘ekmek’

H

CC hotar– ‘boşaltmak’ (162,3) ~ KM kotar– ‘boşaltmak’

CC huv– ‘av sürmek, kovalamak’ (114,39-40) ~ KM kuv– ‘kovalamak, sürmek’

CC huvala– ‘kovalamak,takip etmek’ (114,39-40) ~ KM kuvala– ‘kovalamak, sürmek’

CC huvun ‘kavun’ (106,20) ~ KM havun ‘kavun’

I

CC ıçkın– ‘kaçmak, sıvışmak’ (162,6) ~ KM ıçhın-’kurtulmak, serbest kalmak, kaçmak’

CC ıla– ‘ağlamak’ (117,4) ~ KM cıla– ‘ağlamak’

CC ınak ‘sadık’ (131,13) ~ KM iynak ‘tatlı, hoş, gönül alıcı’

CC ınamlı ‘sadık, dürüst’ (117,7) ~ KM iynamlı ‘güvenilir’

CC ınan– ‘inanmak, güvenmek’ (123,18) ~ KM iynan– ‘inanmak, güvenmek’

CC ınçka– ‘inlemek’ (113,7) ~ KM ıngıçha– ‘inlemek’

CC ındır ‘harman’ (130,29) ~ KM ındır ‘harman’

CC ır ‘şarkı, türkü’ (11,18) ~ KM cır ‘şarkı, türkü’

CC ırçı ‘şarkıcı, türkücü’ (11,18) ~ KM cırçı ‘şarkıcı, halk ozanı’

CC ıskarlat ‘bir cins ince bez’ (92,5) ~ KM ısharla ‘bir tür kumaş, çuha’

CC ışan ‘resim’ (161,31) ~ KM ışan ‘iz, belirti’

CC ışan– ‘güvenmek’ (15,22) ~ KM ışan– ‘güvenmek’

CC ışım ‘kılıf’ (115,13) ~ KM ışım ‘keçe tozluk’

CC ışır– ‘alevlendirmek, ateşi canlandırmak’ (111,20-21) ~ KM ışır– ‘kuvvetlendirmek, takviye

etmek’; otnu ışır– ‘ateşi canlandırmak’

CC ıy– ‘göndermek’ (33,7-9) ~ KM iy– ‘göndermek’

CC ıyı’pis koku’ (120,12) ~ KM cıyı ‘koku’

CC ıyla– ‘koklamak’ (22,11-13) ~ KM cıyıla– ‘koklamak’

CC ızarlı ‘kıskanç’ (99,19) ~ KM zar ‘kıskanç’

CC ızarlık ‘kıskançlık’ (116,10) ~ KM zarlık ‘kıskançlık’

Devamı aşağıdaki bağlantıda

http://turkoloji.cu.edu.tr/CAGDAS%20TURK%20LEHCELERI/ufuk_tavkul_codex_karacay.pdf

Reklamlar