Etiketler

, , , ,

Yukarıda izahlarım beni lisani delillerimi ortaya koymaya mecbur etmektedir. Çünkü, sayet Etrüslerle Türkler ayni soydan iseler, Tük dili Etrük dilini desifre etmek için bir anahtar vazifesi görebilmelidir.

Bir çok etrükologların kanaatinin aksine, ben, Etrüsk alfabesinin henüz iyice bilinmediğine, yani harflerinin telaffuz değerinin iyice tanınmadığına kaniim. Esasen Etrüskolog Granier tarafından Etrüsk alfabesinin bilinen bütü Yunan alfabelerinden daha eski olduğu isbat edilmistir.

Diğer taraftan, etrüskologların dikkatini çekmis bir hususiyet de Etrüsk imlasının bazı sesli harfleri “yuttuğu”, yani Arap imlasındaki bazı sesler için olduğu gibi, yazıda bir harfle temsil edilmediğidir.

https://onturk.wordpress.com/2011/03/24/latincenin-kokenindeki-turkce/

Bu keyfiyeti etrüskologlar kelimenin ortasındaki heceler için ileri sümektedirler. Ben ise, onların müşahedesini tamamlayan bir nazariye ortaya atmak cesaretini göstereceğim: bana göre, Etrüsk imlaı sesli harfleri sadece kelimelerin ortasından değil, ayni zamanda hem basında, hem de sonunda “yutmaktadır”.

Buna göre bence “klan” kelimesi “uklan”, “Rumak” (Roma’nın etrüskçe adı) kelimesi de “Urumak” seklinde okunmalıdır. Bundan baska, bir çok kelimelerin sonunda, yazılmayan, fakat telaffuz edilen birer sesli harf bulunduğu hesaba katılmalıdır. Ezcümle, genetif eki zennedilen, fakat hakikatte bir sıfat eki olan “al” ile nihayet bulan kelimeler böyledir.

“Tarhnal” kelimesi bana göre “Tarhnalı” veya “Tarhanlı” okunmalıdır. Son harf Türk lfabesindeki noktasız i gibi genzin çok gerisinde telaffuz edilen bir harf olsa gerekti. İste yukarıdaki sebeplerle, Etrüsk yazıtlarından yanlıs okunması muhtemel kelimeler almaktansa, Latin yazarlarının etrüskçe olduğunu belirttikleri kelimeleri mukayesemize esas almak bana daha ihtiyatlıca bir hareket gibi geliyor.

Mesela, Latin gramercileri bize, TOGA kelimesinin ve bu kelimenin ifade ettiği cübbe seklindeki elbisenin Etrüklerden geldiğini söylerler. Ayrıca biliniyor ki, latincede US, A ve UM ile nihayetlenen bir kelime bahis konusu olduğu zaman, latincelestirmek ve ona cinsiyet kazandırmak için katılan bu ekler ile kelimenin kökünü birbirinden ayırmak lazımdır. Şu halde Toga kelimesini TOG-A seklinde yazalım. Eski türkçede ve Orta Asya’nın bugünkü lehçelerinde elbise için TONG denir. Buradaki N harfi müterennim seklinde, fransızca “Intention” kelimesindeki üç N gibi telaffuz edilir. Romalılar bu harfi telaffuz edemediklerinden, ortadan kaldırmıslardır ve böyle Tong TOG olmustur. Bunun laincelestirilmis ve disilestirilmis sekli de TOGA’dır.

Latin yazarlarının etrüsklerden geldiğini haber verdikleri bir kelime de TEMPLUM, mabettir. Kelimenin kökü ile latince ekini ayıralım: TEMPL-UM. Türkçede ibadet etmek manasına gelen TAP-MAK fiilinin pasif sekli TAPL-MAK tır. Mastar ekini çıkarırsak, TAPL kalıyor. Buna latincedeki nötrr ekini ilave ettiğiniz zaman TAPL-UM olmaktadır ki, lenguistik kanunları kelimenin sonundaki M harfinin “boya vererek” kelimenin ilk hecesini etkilemesini ilmen izah eder. Su halde: TAMPLUM veya TEMPLUM.

Etrüsklerde uğurlu olan seyleri uğursuz olanlardan ayırt eden ve mutlu olaylara mutsuz olayları önceden haber veren rahiplere AUGUR denirdi. Türkçede ezelden beri UGUR kelimesi saadet, talih, mutlu istikbal manalarında kullanılmıştır. Bugün Romalıların, binaenaleyh Etrüsklerin varisleri olan İtalyanların “AUGURİ” temennisinde bulundukları yerde Türkiye’de ve her iki Türkistan’da (Çin’deki ve Sovyetlerdeki) UĞUR kelimesi kullanılır, “Uğurlar olsun” denir.

Etrüskçde SIK veya ZIK kelimesi kız manasına gelir. Akla geliyor ki, burada, sessiz harflerin yer değistirmesinden ibaret bir fonetik hadise olan “metatez” karşısında bulunuyoruz. Bu, Türk lehçelerinde çok sık tesadüf edilen bir lisani olaydır. Bilindiği gibi, Türkiye’de sehirlilerin KİBRİT dedikleri yerde çok defa köylüler KİRBİT der, çömlek yerine ÇÖLMEK der…

Simdi de, etrüskologlara göre etrüskçe de oğul manasını ifade ettiği bildirilen KLAN kelimesini ele alalım. Daha önce de söylediğim gibi, bana göre burada bastaki sesli harfin yutulması hadisesi mevcuttur. Bu sebeple, kelimeyi UKLAN seklinde okumak gerekmektedir. Bilindiği üzere, bazı Türk lehçelerinde oğlan kelimesi bu sekilde telaffuz edilmektedir. (Uklan, uglan, oglan)

Etrüsk yazıtlarında Roma sehrine RUMAH veya RUMAK adı verilmektedir. Benim nazariyeme göre, bu kelime URUMAK okunmalıdır. Bilindiği gibi, türkçede, lehçeye göre telaffuzu değisen URUMAĞ, IRIMAĞ, IRIMAK, IRMAK kelimeleri nehir manasına gelir. Böylece, Etrüskler için en müim bir nehir49, yani Tibre üzerinde kain bulunan Roma Irmak şehri olarak adlandırılmıstır. Denebilir ki, Roma eskiden İtalyanların FİUME (italyanca ırmak) adını verdikleri, bugün de Yugoslavların RİYEKA (yugoslavca ırmak) dedikleri sehrin muadili teskil eder…

Adile Ayda’nın

“Etrüskler Türk mü idi” Kitabından

Dipçe : Hemen aşağıda Sn. Haluk Tarcan’ın Etrüsk Medeniyetinin ÖnTürkler ile ilişkisini ve Latin alfabesinin nasıl ortaya çıktığını anlattığı kısa izlengeci bulabilirsiniz.

Wiki Sözlük Bilgisi, DNA Testleri ve Sn. Kazım Mirşan :

Yunan tarihçi Herodot’a göre Etrüskler Lidya’dan İtalya’ya göç etmişlerdir, bunun yanı sıra pek çok tarihçi de Etrüskler ile doğu uygarlıklarının adetleri arasında bağ kurmaktadır. Bu sebeplerden dolayı Etrüsklerin kökeninin Doğu uygarlıklarına dayandığını savunurlar .

Etrüsklerin kökeni hakkında yapılan en yeni çalışma, 2004 yılında çeşitli İtalyan üniversitelerinden gelen bir grup genetik bilimci tarafından yapılmıştır. Bu araştırma çerçevesinde MÖ 7-3 yüzyıllar arasında yaşamış Etrüsklere ait 80 iskeletten alınan DNAörnekleri alınarak çok titiz bir çalışma ile günümüzde yaşayan çeşitli milletlere ait DNA’lar ile karşılaştırılmıştır.

Sonuç olarak Etrüsklerin genetiğinin diğer milletlere göre en çok bugünkü Türkiye Türkleri ile yakınlığı %98,2 oranında ortaya çıkmıştır. (Vernesi et al. 2004). Eski Yunan efsanelerinde de sıkça anlatıldığı gibi bu durum antik çağda Anadolu’dan İtalyan yarımadasına yapılan göçlerle açıklanmıştır. [2] Tarih araştırmacısı Kazım Mirşan geliştirdiği Tamga temelli yeni bir sistemle bütün Etrüsk yazılarını çözüp deşifre etmeyi başarmış ve buradan elde edilen sonuçlarla Etrüsklerin Karadeniz’in kuzeyindeki step kesimlerinden İtalya’ya göç etmiş erken-Türk kökenli bir halk olduğunu ortaya koymuştur.

Sonuç olarak Etrüskler’in İtalya’ya göçüyle ilgili varsayımlar şu görüşlerde toplanmaktadır:

  • 1- Kimi Batılı bilim adamlarına göre göçün kaynağı Ege-Anadolu’dur.
  • 2- Göç Anadolu üzerinden olmuşsa da, kaynak Orta Anadolu değildir; Etrüskler’in ataları Ege,Anadolu veya Kafkasya civarında yaşıyordu.
  • 3- Kimi Macar araştırmacılara göre, göçün kaynağı Orta-Asya’dır.
  • 4- Etrüsk göçünün dünya tarihçilerine göre  Batı Anadolu Bölgesinden yapıldığı kabul görmekte ve göçün nedeni ise Yunanlıların Truva’lılara ve Lidya’lılara yaptığı saldırılar olduğu kabul edilmektedir

Sn. Kazım Mirşan ve Ön Türk Tarih Araştırmacılarımız için uzun lafın kısası; “Roma’nın küllerinden kurulduğu medeniyet olan Etrüskler Türk’tür” (Etrüsk yazıtları ilk defa 1970 senesinde Kazım Mirşan tarafından okundu)


Reklamlar