Etiketler

, , , , , , , , ,

‎”Yeryüzündeki hiç bir dil ailesi Türkçe kadar geniş sahalara yayılmış değildir. Afrika’nın kuzey-doğu bölgesinden Türkiye’ye ve Rusya’nın güneydoğusundan Sibirya’nın güneyine ve Gobi Çölünün içlerine kadar Türkçe konuşan kavimler yaşamaktadır.” – Wilhelm Radloff

Wilhelm Radloff, Türk dünyasını değişikyönleriyle araştıran, onları gün ışığınaçıkararak Türkoloji tarihinde yeni birdevir açan ve 81 yıllık uzun ömrünün 60yılını bu çalışmalara adamış Alman asıllı bir Rus Türkologudur.

https://onturk.wordpress.com/2011/03/10/wilhelm-radloff/

Radloff, Prusya ordusunda 1813 savaşlarında yedek subay olarak görev alandaha sonra da Berlin’de şehir komiserliği yapan bir babanın tek oğlu olarak 5 Ocak1837’de Berlin’de dünyaya gelmiştir. Ailesi,maddi durumlarının iyi olmadığı halde çocuklarının iyi bir okul eğitimi alması ve yüksek öğrenim görmesi için onları desteklemiştir.

Daha lise yıllarındayken Alman edebiyatını ve klasik filoloji derslerini sevmiştir. Üniversite öğreniminin ilk aylarındabaşlamış olan felsefe ve ilahiyat eğitiminibırakarak, filoloji okumaya karar vermiştir.Üniversite eğitiminin büyük bir bölümünüBerlin’de yapmış, iki sömestr Halle’de okumuş ve doktora sınavını da Jena’da vermiştir. (20.5.1858)

Wilhelm Radloffun yaşadığı devirde,19. yüzyılın ortalarında, klasik filoloji veİndogerman dilleri alanlarında esaslı araş-tırmalar yapılarak, bunların temeli atılmışbulunuyordu.

Radloff eğitimi sırasında A.F.Pott’un fikirlerini benimsemiş ve eserlerinde dil hadiselirini halk psikolojisi ile değil, insanlarınbireysel özellikleriyle açıklamaya çalışmıştır. Bunun yanısıra Radloffun doğu dillerine olan merakını uyandıran WilhelmSchott, linguistik özelliklere dayanarak TürkMançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışmıştır.Böylece Radloff, Sclıott’un etkisiyle OrtaAsya ve Sibirya’nın az tanınmış dillerinikendisine çalışma sahası olarak seçmiş, Türkçe ile birlikte Moğol, Mançu ve Çin dillerini de araştırmaya devam etmiştir. İleri de araştırma yapmak amacıyla Rusya’ya gitmek düşünen Radloff Rusyçayı da öğrenmiştir.

Radloff öncelikle doğu dilleri içersinde Mançu, Tunguz dilleri üzerinde araştırma yapmayı düşündüyse de, çoğu kez elindeki imkanlar dahilinde hareket etmek zorunda kalmıştır.  Rusya’nın da Sibirya ve Türkmenistan’a yayılması nedeniyle, Sibiya’ya yerleşmiş ve planını değiştirerek çalışmalarını Türk boylarının dil, tarih, folklor ve etnografyası üzerine yoğunlaştırmıştır. Dolyısıyla Radloff zamanın şartlarına bağlı olarak ve birazda tesadüfler nedeniylr Türk dünyasını araştırma yolunu seçmiş bir bilim adamı olarak nitelendirilebilir.

Radloff’un asıl bilimsel çalışmaları henüz 22 yaşındayken Sibiya’ya seyahati ve oradaki 12 yıl ikametiyle başlamıştır; Kışın öğretmenlik yapmış, yazında Sibiya ve Türkistan da yaşayan değişik boylar arasında seyahat ederek dil ve kültür ile ilgili kaynaklar toplamıştır. Radloff bu gezilerde Türk dili, halk edebiyatı, halk bilimi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve ekonomi alanında malzeme toplamıştır. Radloff’un makale ve seyahati hakkında yazdığı raporlar dışında toplam 20 eseri yayınlanmıştır. 1866 dan itibaren “Türk boylarındaki Halk edebiyatının sorunları” gibi büyük eser yayınlamaya başlamıştır.

Radloff’un yıllarca süren derleme, inceleme ve araştırmaların dört ana grubta toplamak mümkündür.

1. Derlemeler

2. Sözlük

3. Karşılaştırmalı Gramer

4. Seyahatnameler ve gezi raporları

Yukarıda sözü geçen ve 1866 yılında yayınlanmış ilk eseri “Proben der volk siliteratur 1″ in önsözünde yer alan, çalışma planını ve programını açıklayan bazı bölümler özet halinde sunulmuştur.

‎”Yeryüzündeki hiç bir dil ailesi Türkçe kadar geniş sahalara yayılmış değildir. Afrika’nın kuzey-doğu bölgesinden Türkiye’ye ve Rusya’nın güneydoğusundan Sibirya’nın güneyine ve Gobi Çölünün içlerine kadar Türkçe konuşan kavimler yaşamaktadır.

Onların büyük bir kısmı, İslamiyeti kabulettikten sonra diğer milletlerin ve özellikle dinkardeşi olan Arap ve Farslar’in etkisi altındakalmışlardır. Bu etkiyi özellikle edebi eserlerdegörmek mümkündür. Onlar, yalnız, dillerineuymayan Arap yazısını almakla kalmamış, yazıdillerinden binlerce kelimeyi de alarak öyle biryazı dili meydana getirmişlerdir ki, buüzerinde rengarenk her türlü yamalar bulunanbir elbiseye benzetilebilir. Bu yazı dili, doğalolarak Türk halkı için anlaşılamayan birhalkadan ibaret olup, halkın kültür seviyesiniyükseltmek yerine, halk kültürünün taze yeşilliğiile beslenemediği için kendi kendini kö-reltmekteydi.”

“Malzemelerimin birinci bölümü halkedebiyatı örneklerinden ibaret olup, üç cilthalinde yayınlanacak ve imkanlar ölçüsündetercümeler bunu takip edecektir. Bütün leh-çeleri içine alan sözlük, ikinci bölümü; leh-çelerin karşılıştırmah grameri üçüncü bölümüoluşturacaktır.” (Proben der Volksliteraturder türkischen Staemme Süd-SibiriensI, 1866,s. 12-13).

1860-1870 yılları arasında yaptığı gezilerde derlediği dil malzemelerini, 1866-1907yılları arasında 18 cilt halinde ya-yılanmışeserinde (10 cilt metin, 8 cilt tercüme) şu anabaşlıklar bulunur:

– Proben   der  Volksliteratur  der türkischen Staemme Süd -Sibiriens (I-III)

– Proben der Volksliteratur der nördlichen türkischen Staemme (V-VII)

– Proben   der   Volksliteratur der türkischen Staemme (VIII-X)

Tercümeler: I-IV (Almanca), IX-X(Rusça), VII-VIII ciltlerinin tercümesi çıkmamıştır. Radloff un, Türk dünyası için altındeğerindeki bu on ciltlik eseri henüz Türkiye Türkçesine çevrilmemiştir. Ancak çevrilenbazı bölümleri (Manas v.b.) araştırmalardakaynakça olarak geçmektedir.

Türk Dünyasıyla ilgili yaptığı araştırmalarve çağdaş yöntemleri kullanarak göstermişolduğu çalışkanlıkla, Radloff bu alanda bir”öncü” olmuştur. Türk boy, ülke ve lehçeleriüzerinde yapmış olduğu çalışmalar vearaştırmalar ilerledikçe, Tür-kolojinin ne kadargeniş bir alana sahip olduğu bir kez dahaortaya çıkmıştır. Böylece Türk Dünyasınıkültür, tarih ve edebiyat bakımından araştırangeniş anlamdaki Tür-kolojinin yanında yavaşyavaş Türk dil bilgisi (TürkischeSprachwissenschaft, Linguistique Turc) adıaltında yeni bir dal oluşturmuştur. Radloffunbu alandaki yayınlarından bazıları iseşunlardır:

“Vergleichende Grammatik der nördlichen Türksprachen”, I.Theil: Phonetik dernördlichen Türksprachen”, (1882-1883),”Die Lautalternation und ihre Bedeutung für dieSprachentwicklung”, (1882),”Zur Gesc-hichtedes türkischen Vokalsystems”, (1901),”Alttürkische Studıen I, II, III , IV, V, VI”başlığı altında 1909, 1910, 1911, 1912yıllarında çıkan 6 kitabı linguistikle ilgilidir.

Radloffun özel yaşamı hakkında fazla birbilgi mevcut değildir. Arkadaşlarına vemeslektaşlarına özel yaşamı hakkında çok az şeyanlatmıştır. Zira kendisinden bahsedildiğindeya çok kısa cevap verdiği ya da soruyu cevapsızbıraktığı söylenir. Radloff, eşi PaulineAguste’nin 1899’daki ölümünden sonra tekrarevlenmiştir. Radloff, 29 Nisan 1918 yılındaPetersburg’ta vefat etmiş ve Protestanmezarlığına defnedilmiştir. Araştırmamızı 81yıllık ömrünün büyük bir bölümünü Türk 1 August Friedrich Pott, 14. XI. 1802-5.VII.1887), 1883’te Halle Üniversitesindegenel dil bilgisi profesörlüğüne getirilerek54   yıl hocalık  etmiştir.   “EtymologischeForschungen” adiı esas eseriyle İndogermandillerindeki sözlerin etimolojik karşılaştırmaesaslarını kurmuşturdünyasının türlü yönlerini araştıran ve Türkolojialanı için bir “öncü” sayılan Alman asıllı Rus Türkologu WılhelmRadloff un sözleriyle kapatıyoruz:

“Ben, hayatım boyunca yeni bir ilmin,Türkolojinin kuruluş ve gelişmesini yaşadımve gücümün yettiği kadar bu ilmin ilerlemesine hizmet ettim. Bu yüzden benimçalışmalarım, başkalarının da yardımını gerektiren bu ilim dalının tamamlanması veTürkolojinin devam etmesi için birer yapıtaşı olmaktan başka bir şey ifade etmez.” (B.Munkacsi’ye göre: Radloff Vilmos” Budapesti Szemle CLXXVI, 1918, s.461.)

1 August Friedrich Pott, 14. XI. 1802-5.VII.1887), 1883’te Halle Üniversitesindegenel dil bilgisi profesörlüğüne getirilerek54   yıl hocalık  etmiştir.   “EtymologischeForschungen” adiı esas eseriyle İndogermandillerindeki sözlerin etimolojik karşılaştırmaesaslarını kurmuştur.

2 Wilhelm     Schott,      (3.IX.1807-21.1.1899) başlıca eserleri:”Versuch über dietatarischen Sprachen”, 1836; “Alaische Studien”, 1-5, 1860-72; “Aelteste Nacrictenvom Mongolen und Tataen”, 1846; “Überdie eachten Kirgisen”, 1865.

Dipçe : Dünyada irili ufaklı 4bin adet dil var. Bunlardan 118 i devlet dili. Türkçe ise dünyada 5. en çok konuşulan dil konumunda. 300 milyona yakın bir insan kitlesi dünyada Türkçe konuşuyor. Birde unutmadan Türkçe dünyadaki en fazla sayıda devletin kullandığı resmi dil durumundadır. Atatürk’ün Güneş dil teorisi ve halen devam eden Ön Türk araştırmaları; Türk dilinin ve kültürünün tahmin edilenden daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve bir çok medeniyetin ve devletin dip dilini ve kültürünü oluşturduğunu göstermektedir. Türkler göz ardı edilemez bir şekilde kadim bir dile ve kültüre sahiplerdir. Bunu Radloff da belirtmektedir.

Kaynak : Ahmet Temir, “Türkoloji tarihinde Wilhelm Radloff devri, Hayatı-İlmi Kişiliği-Esefleri,Ankara, 1991, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ,Türk Dil Kurumu Yayınları: 552.48

Kaynak: Ana Dili Dergisi, TÖMER Yay., Say.:7, Temmuz-Ağustos 1998

Reklamlar