Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kütahya’nın Süvarileri
Kütahya, Çavdarhisar Aizonai Tapınağı’nın doğu yüzüne bakan duvarında yer alan bu resimde at üzerindeki süvarinin elinde taşıdığı sancağın alemindeki ‘kurt başı’ ve ‘ok-yay’ damgası, bu resmin binyılın başlarında Anadolu’ya gelen Türklerce yapıldığının işareti. Çünkü ‘ok-yay’ aynı zamanda Türük Bil hükümdar ailesinin damgasıdır.

Erzurum’un Belleği
Erzurum, Karayazı Cunni Mağarası’nda yaklaşık 40 kadar Oğuz damgasının yanında çeşitli resimler de var. Bunların en çarpıcısı da hiç şüphesiz süvari resmi. Hemen hemen bütün alanların ortak resmi olan süvari, burada da kendini gösteriyor.

Moğolistan, Çeçerlek kenti yakınındaki tarihöncesine ait ‘Türk mezarı’ bozkırın ortasında zamana direniyor. Anıtmezarın taşları üzerinde geyik resimleri de var.

https://onturk.wordpress.com/2011/03/02/sibiryadan-hakkariye-tastaki-turkler/

Moğolistan’da Mandıl Haykhın’ın bulunduğu yer tamamen çöl görünümünde. Yüzlerce kaya resminin yayıldığı bu alan sadece doğanın yıpratıcı etkilerine açık. En yakın yerleşim yeri yüzlerce kilometre uzakta.

Baykal Gölü yakınındaki İrkutsk kentine yaklaşık 400 kilometre uzaklıktaki Lena kaya resimlerinin yaş tespiti Rus bilim adamlarınca İÖ 14.-12. binyıllar olarak yapılmış. Lena resimleri alanı bir uçtan diğer uca yaklaşık 1200 metrelik bir kaya duvar üzerinde. Burası aynı zamanda bir mezar alanı.

Balbalın Serüveni
Ağustos 1998’de bir tesadüf sonucu Hakkâri kent merkezinde bulunan ve Van Müzesi’nde sergilenen ‘Hakkâri Stelleri’ ilk kez Atlas tarafından dünyaya duyurulmuştu. Hakkâri stellerinin, Orta Asya’da yaygın olarak görülen balballarla olan olağanüstü benzerlikleri derhal dikkat çekmişti. Biçimsel benzerliklerin yanı sıra duruş biçimindeki ayrıntılar ve kılıç, kupa gibi nesnelerdeki ortaklık bunların aynı kültürün uzantıları olduğu düşüncelerine yol açmıştı. Arkeologlar bu stellerin Orta Asya kökenli göçebe kavimlere ait olabileceği üzerinde durmuştu.

Gobi Çölündeki kaya resimlerinde av sahneleri de yer alıyor

Rusya’daki Lena kaya resmi alanında restorasyon çalışması sonrasında belirginleştirilen resimlerde de geyiğin özel bir yeri var. Bu resimde geyiğin yanında bir de süvari yer alıyor. Büyük olasılıkla süvari ve geyik ayrı zamanlarda çizilmiş.

Geyiğin Yolculuğu
Mandıl Haykhın, Moğolistan’ın orta kesiminde yer alan Bayanhongur eyaleti sınırları içinde. Mandıl Haykhın zirveleri tepsi şeklinde birbirine yakın üç dağdan oluşuyor. Burada binlerce kaya resmi var. Pek çok geyiğin resmedildiği kayalardaki resimler giderek yazıya dönüşüyor-ki bu yazı Orhun Anıtları’nda kullanılan eski Türk alfabesi ile yazılmış.

Gobustan Hayali
Gobustan kaya resimleri alanı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye 50 kilometre uzaklıkta ‘Gobustan Gayalıkları’ olarak bilinen alanda yer alıyor. Avrasya’da, Saymalı Taş’ın dışında diğerleriyle kıyaslandığında en zengin alanlardan biri burası. Farklı dönemlere ait izler var Gobustan’da. Büyük boyutlu çizimlerden küçülmüş stilize çizgilere yönelen arayış, aynı zamanda uzun bir tarihsel sürece tekabül ediyor. Gobustan’ın simgesi sayılan ve ‘halay çeken insanlar’ diye anılan resimdeki figürler, birçok kaya resmi alanında karşımıza çıkar.

İzmir, Ödemiş Konaklı beldesindeki Soğukluk Deresi mevkiinde bulunan zengin kaya resimleri alanı ne yazık ki tahrip olmuş. Alanda ulaşabildiğimiz birkaç resimden biri insan figürü. Bu resmin benzerlerine özellikle Saymalı Taş’ta rastlamak mümkün.

Saymalı Taş’ta giz dolu resimler geçit yapıyor. ‘Gökyüzü arabaları’ diye de anılan resimde kutsal uçan atları ya da boğaları ile Şamanların göksel yolculuğuna işaret ediliyor.

Kırgızistan, Talas bölgesindeki Karakol Yaylası 2 bin 800-3 bin rakımlı. Buradaki resimler de değişik zaman dilimlerine ait. Yani binyıllar içinde yapılan resimler söz konusu, son süreçte ise burada da ‘damga’ya geçiliyor. Daha önce bulunduğu belirtilen yazılara ise rastlayamadık.

Kars, Kağızman’a bağlı Camuşlu köyündeki ‘Yazılıkaya ve Kurbanağa’ ile Şaban köyündeki ‘Geyikli Tepe’ kaya resmi bakımından Türkiye’nin en zengin bölgesi.

Hakkâri, Gevaruk Yaylası’ndaki kaya resmi alanı Muvaffak Uyanık ve Ersin Alok tarafından tespit edilmişti. Araştırmacıların sırlarına eğilmesini bekliyor.

Kütahya Çavdarhisar’daki Aizonai kentinin antik duvarları üzerine yapılan resimler bininci yılın başlarından itibaren Anadolu’ya göçlerle gelen Türk boylarından kalma. Sibirya’da Lena kıyısındaki süvari, sanki gelip Aizonai’nin duvarına asılmış.

Saymalı Taş’ın sembol resimlerinden ‘güneş adam’, Gobi Çölü’nden Anadolu’ya hemen hemen tüm kaya resmi alanlarında kendini gösteriyor. Saymalı Taş’taki bu araba resmi, önemli birinin, belki de kağanın arabasıdır. Bu araba, Altay Dağları’ndaki Pazırık kazısında bulunan ve bugün Petersburg Ermitaj Müzesi’nde sergilenen ‘Pazırık arabası’ ile büyük benzerlik taşır.

Saymalı Taş’ın sembol resimlerinden ‘güneş adam’, Gobi Çölü’nden Anadolu’ya hemen hemen tüm kaya resmi alanlarında kendini gösteriyor. Saymalı Taş’taki bu araba resmi, önemli birinin, belki de kağanın arabasıdır. Bu araba, Altay Dağları’ndaki Pazırık kazısında bulunan ve bugün Petersburg Ermitaj Müzesi’nde sergilenen ‘Pazırık arabası’ ile büyük benzerlik taşır.

Hazar kıyısındaki Gobustan’da ‘Büyüktaş’ , ‘Küçüktaş’ ve ‘Cıngırdağ’ olmak üzere birbirine yakın üç ayrı bölgede yer alıyor. Buradaki kaya resimleri çeşitlilik bakımından son derece zengin.

Kazakistan, Tamgalı Say’da sayıları binlerle ifade edilen kaya resimlerinin büyük çoğunluğu birçok resmin bulunduğu panolardan oluşuyor. Kayaların işlenmesinde iki ayrı teknik yani ‘dövme’ ve ‘kazıma’ kullanılmış. Bütün kültürlerde görülen uçan at efsanesi burada da görülüyor. Öte yandan Tamgalı’nın uçan atı, Saymalı’da karşımıza ‘gökyüzü arabaları’ olarak çıkıyor.

Kazakistan, Tamgalı Say’da sayıları binlerle ifade edilen kaya resimlerinin büyük çoğunluğu birçok resmin bulunduğu panolardan oluşuyor. Kayaların işlenmesinde iki ayrı teknik yani ‘dövme’ ve ‘kazıma’ kullanılmış. Bütün kültürlerde görülen uçan at efsanesi burada da görülüyor. Öte yandan Tamgalı’nın uçan atı, Saymalı’da karşımıza ‘gökyüzü arabaları’ olarak çıkıyor.

Moğolistan, Gobi Çölü kaya resimlerinin yoğunlukla bulunduğu alan, artık tamamen kurumuş bir nehir yatağının yanında. Nehir, bir zamanlar buralarda çok canlı bir hayat olduğunun işareti. Burada kayalara dağkeçisi, geyik gibi figürler, damgalar ve bir kompozisyon içeren resimler, av sahneleri gibi panolar işlenmiş.

Moğolistan, Gobi Çölü kaya resimlerinin yoğunlukla bulunduğu alan, artık tamamen kurumuş bir nehir yatağının yanında. Nehir, bir zamanlar buralarda çok canlı bir hayat olduğunun işareti. Burada kayalara dağkeçisi, geyik gibi figürler, damgalar ve bir kompozisyon içeren resimler, av sahneleri gibi panolar işlenmiş.

Güney Sibirya ve Moğolistan coğrafyasında yaklaşık 400 civarında tespit edilen ‘geyik taşlar’ın bir kısmı bugün müzelerde, bir kısmı ise hâlâ dikildikleri yerde duruyor. Kaya resimlerindeki geyik, dönüşerek mezar taşlarına taşınmış ve ölen kişinin geyik olarak don değiştirdiğini anlatmaya başlamıştır. Bu mezar taşları ile kaya resimleri, ortak özellikler sergileyen çizimler olarak bize binyıllar boyunca devem eden bir kültürün sürekliliğini aktarıyor.

Kırgızistan’da Tanrı Dağları’nın kollarından ‘Aladağlar’ın zirvelerinden Saymalı Taş, on bin kaya üzerindeki yüz bin resimle dünyanın tartışmasız bir numaralı kaya resmi alanı. Tarih bakımından en eski resimlere de burada rastlanıyor. Bu dağkeçileri, büyük ihtimalle ilk dönemlere ait ve Saymalı Taş’tan binlerce kilometre ötede Hakkâri, Gevaruk Yaylası’ndaki figürle büyük benzerlik taşıyor.

Hakkâri, Yüksekova Gevaruk Yaylası’ndaki kaya resimleri, Türkiye’de en yüksek rakımdaki resimler. Bu denli ulaşılması zor yüksekliklerin tercih edilmesi, Orta Asya’da karşılaşılan kaya resmi alanlarını hatırlatıyor. Coğrafi alanın seçilmesi bakımından görülen ortaklık, resimlerin tarz ve üslubunda da kendini gösteriyor. Örneğin Kırgızistan’da Saymalı Taş’taki resimlerle Gevaruk Yaylası’ndakiler arasında şaşırtıcı benzerlikler var. Özellikle ‘dağkeçisi’, ‘ok yay’ damgası Orta Asya kaya resimleri ile örtüşüyor.

Çiğim Taş’ın Damgaları
Kırgızistan Talas bölgesindeki Çiğim Taş yaklaşık 3 bin 500 metre rakımlı yüksek bir vadinin adı. Burada bir pano gibi yükselen kayanın üzerinde 300 civarında resim var. Panonun etrafına dağılmış kayaların tümü de resimli. Çiğim Taş resimlerinin diğerlerinden belirgin farkı, bunların tamamen stilize çizimlere dönüşmüş ve iyice küçülmüş olması. Artık doğayı birebir resmetme dönemi bitmiş, soyut arayışlar başlamıştır. Bu arayışlar damgayı ve devamında alfabeyi doğurur. Çiğim Taş, bir bakıma damgaların resmedildiği bir alan.

Kazakistan’da Almatı’ya 170 kilometre uzaklıktaki Tamgalı Say, dünyadaki sayılı kaya resmi alanlarından biri ve Unesco’nun dünya kültür mirası listesinde. Geniş bir alana yayılan resimler, aynı zamanda bozkır kavimlerinin tarihine ışık tutuyor. Burada kaya resimlerinin, tarihöncesinden yakın zamanlara dek devam eden bütün aşamaları rahatlıkla tespit edilebiliyor. Doğayı birebir çizmekle başlayan süreç, inanç resimleriyle, sembollerle devam ediyor ve nihayet damgalara ulaşılıyor. Damgalardan da harflere ve yazıya geçiş başlıyor. Tamgalı Say, bütün bu sürecin resimli tarihi.

(Sayın Servet Somuncuoğlu’nun Atlas dergisinde de yayınlanan fotoğraf çekimleri.)

Reklamlar